Giriş Yapmak İçin Tıklayın HesapYonetimi Edebiyatcım Ailesine Katılmak İçin Tıklayın. Edebiyatcim.com da Arama Yapmak için Tıklayın Yardım Almak İçin Tıklayın.  
  Son Eklen Şiirler
Yeni Eklenen Şiirler için Tıklayın
 
  Yeni Sesli Şiirler
Yeni Eklenen Sesli  Şiirler için Tıklayın
Ana Sayfa
Üyelik
Şiir
Slaytlar
Resimli Şiir
Sesli Şiir
Kulüb@debiyat
Yardım
İletişim

  Güncel Konular
Bu konuda toplam 21 siir bulunmaktadır.
GEÇİYOR GÖZLERİMDEN UZAKLARA SÜRGÜN RESMİ
GEÇİYOR GÖZLERİMDEN UZAKLARA SÜRGÜN RESMİ
BEDENİM
Geçiyor gözlerimden
Uzaklara sürgün resmi bedenim
Eski albümlerden dolmaya başlamış
Yeni çehremle
Kaçınılmaz bir yangına taşıyorum ellerimi
Ve mücrim bakışlardan gözlerimi
Kalsam mı bu tabutluklarda
Yoksa girsem mi zaman tüneline
Bilemiyorum
Bilmemek bir tatbikat yüzü koyun yatırılmış aynalarda
Ne mümkün anlatmak ifadesini şiirin cinnet repertuarıma
Uçur Kaf dağlarından bedenimi ey genç ömrüm
Güneşin kıyılarına dağıt kahramanca saçlarımı
Gülmeye başlayan bir rüzgarın
Eteklerini tutuştur yıldızlardan bir görüntüyü konuşsun dudaklarım
Gölgede kalmış avuntuların
Tatlı sonbaharlarına
Dört duvar antolojisine ahrete kadar sözler söyleyecek
Dili değiştir ağzımda
Biyografisiz bir kimliğin gerekliliğini
Yeniden keşfederken
Kamplara bölünen ömrümün son gurbet durağı zindanda
SANSÜRLEMESİN ELLERİMİZİ SOĞUK DAMGALAR
YENİ BİR HAYATA
Bir canavara yapıştırılarak yaşamayalım
Savaş suçlusu şartları
Bir beyaz çıkaralım siyahtan
Uzunca zamanlara ait
Davamız karın doyurup nesil üretmek değil
Yeryüzü gurbetinde
Mesela putlarını kırabiliriz nemrutların
Bir konvoyu basabiliriz
Camlarını silip gözlüklerimizin
Bir çentik atıyoruz duraklarına
Hamlesiz insanın
Ya hak diyerek koparıyoruz
Pörsümüş sayfalarından
Geçmiş zamanlara mürekkep düşmüş anıları
Kritiğini yapamıyoruz
İpi kopmuş uçurtmaların
Evet kılavuzluğunu yapabilirim ışığın
Karanlık çukurlara düşürmeden
Vedalara kalem çalmadan
Uzaklaşan bir dosta el sallamadan
En keskin yürek sızısından
Başka ne diyebilirim
Nihayet sırası geldi vedanın
Hoyrat bir tebessüm çıkardım
Sara nöbetlerinden
En ızdıraplı dakikalarımı vurdu haydutlar
İade edilmez çehreme
Eski yüzümün anılarından bir görünüm
Gönül fecrini seyrettik
Periyodik bir hüznün yıllanmış tadıyla
Yalnızlık kerbelasına durak
Bir ömrü yıktığımız yer
Artık sancılarımızı anlatamıyoruz
Kaypak bir zemine basıyor ayaklarımız
Çerçeveden çıkmıyor
Mor bir tabloda yanan akıl
Dünya masalları nasıl yıkamışsa
Antikorsuz beyinleri
Körlere kimlik gösteremiyoruz
Gecenin duvarına yaslıyorum başımı
Uzaklaştırılıyor gitgide gözlerimin kıyısından
Fabrika dumanları
Muntazam bir insan topluluğu görüyorum
Bitmiş mesaileri ömürlerinin
Daha da küçülüyorlar
Baktığım yer özel tip cezaevi arabasının dürbün delikleri
Nasılda küçücük görünüyorlar
Devlerin yutmasına hazırlanmış lokmalar gibi
Oysa bana düşen gözlerimin mimarisini korumalıyım
Ekonomik sıkıntılar çeken çözümlerden
Artık iskonto yaptırmakta yok kuş seslerinden
Getirilmiş baharlara
Şimdi sıyrılma vakti geliyor Yusuf’un atıldığı kör kuyulardan
Uzaklara çok uzaklara taşımak istiyorum
Statükoya baş kaldıran şiirlerimi
Geçiyor gözlerimden uzaklara sürgün resmi bedenim
Eski albümlerden dolmaya başlamış yeni çehremle
Merhaba Kudüs merhaba Mekke merhaba İstanbul

............
Devamı İçin Tıklayın..

AŞİRET ÇOCUĞU
Aşiret çocuğuyam,
adım küheylan,
Kızılca kıyamet yaylasında doğmuşam
Koyaklarda kartal uçurmuşam, kurt kovalamışam
Adam vurmuşam!
Onursuz yaşanmaz demişem
Rezil-rüsva etmemişem kendimi böceklere!
Yavri yavri..
Bu yüzden dik bakarım adamın yüzüne
Bu yüzden böyle hoyrat kalmışam...
Asi bir küheylanam, anam rüzgar, babam gurbet,
Bin yıldır bu koğuştayam
Diz çöktürmez beni hasret! .
Seni sevmişem..bir kekliğin sesini üzmekten sakınır gibi
Seni sevmişem
Gururlu dağ çiçeklerini göğsüme takınır gibi
Ben sazımı kıl çadırların boynuna asıpta
Öyle gelmişem buraya
Yavri yavri..
Ölürsem iradi ölürem
Harlanmış bir kılıca alnımla dokunur gibi! .
Asi bir küheylanam, gözlerini benden ayırma
Kırılıp düşerem sonra
Kimse bakmaz yarama..
Bana ne getirmişen cicom,
Karda çürümüş sümbül soğanları mı?
Yoksa, toz kaldıran taylarımı,
Dar geçitlerde mi kanatmışan?
O göçebe sevdamızın yamacına şimdi
Kimler konmada, söyle
Yavri yavri..
Söyle kınalı kuzum nerde
Onu hangi soysuzun sürüsüne katmışan?
Asi bir küheylanam, mahmuz vurma döşüme
Delerem bu duvarları
Candarma kavuşmaz peşime!
Ben ki dipsiz uçurum boylarında
Param parça olmuş, ölmemişem..
Ben ki huysuz nehir yataklarında
Yaralarıma çamurla sıvamışam..
Nasıl sığaram düşündün mü
Şu altı adımlık tosbağa voltasına şimdi?
Yavri yavri..
Dağları çıldırtan öykümü
Ben bu demirlere dişlerimle yazmışam!
Asi bir küheylanam.. el süremezler yeleme
Bırak yırtılayım, bırak
Gem vurma benim dilime! .
Hüznün duvarlarında sıvası dökülmüş bir yer vardı
Bilir misen yavri?
Bilir misen, çiçekler çentik çentik solar
Bu gavur ölüsü akşamlarda?
Bırak, gözyaşlarımın oyduğu çukurlar
Öylece betonda kalsın..
Dolansın peşime, bir metelik yetmez bu sırtlan adımları, dolansın
Yavri yavri..
Şapkam namusundur, koma buralarda
Koma, tespihim dağılmasın! .
Asi bir küheylanam, kesmez beni bi acılar
Beni vursa da bu puştlar
Ancak sırtımdan vururlar!
............
Devamı İçin Tıklayın..

BİZİM TÜRKÜMÜZ (Ayhan UÇAR / Aysun ASAR)
Bizim türkümüzde gurbet var.
Hasret var, yürek var, toprak var balam
Gönlümüzü sımsıcak alan topraklar
Tiyan-Şan, Kadır-Gan, Dağları'na dek uzar
Kim demiş,
Kim demiş ki, vatanımız Edirne'den, Kars'a kadar.
............
Devamı İçin Tıklayın..

Asi KÜHEYLAN _Yusuf HAYALOĞLU

............
Devamı İçin Tıklayın..

Merhaba
Çağdan çağa iz bırakan yiğitler,
Geçmişini görenlere merhaba…
Beyatlı’dan rubaîler, beyitler,
Hak sırrına erenlere merhaba…
............
Devamı İçin Tıklayın..

1 2 3 4

2006 Edebiyatcim.com  Web sitesi içeriğindeki yazılı ve görsel, bilgi ve belgeler izinsiz kullanılamaz.